23 Mart’ta “Öğretmenlik Uygulaması” dersinin bir ödevi olarak Beytepe İlköğretim Okulu’nda ders anlatacağım. Bu ilk deneyimim olacak.
Dersi anlatmadan önce bir hazırlık yapmak, dersin daha verimli olması için gereklidir. Aldığım eğitim ve öğrencilere bakış açımdan dolayı öğrenciye yönelik bir ders anlatmayı planlıyorum. Derste farklı yöntemler kullanarak daha eğlenceli ve zevkli bir ders olmasını istiyorum. Bugün derste neler yapacağımı planlamak için kağıt kalemi elime aldım.
Aklıma bir sürü yapılacak iş geliyor. Hangisini nasıl yapayım, öğrenci sıkılır mı, çok resmi ve akademik bir dille anlattım derken saatlerimi bu iş üzerinde geçirdiğimi fark ettim. İyiyi bulmak biraz zor.
En sonunda fikirleri ve planı bir kenara bıraktım ve düşünmeye başladım. Daha ilk plandan böyleyse öğretmenlerin geleneksel yöntemleri kullanmasını hoş karşıladım. Bir düşündüm, günde 6 sınıfa derse girse her ders için bir etkinlik ve plan hazırlamaya kalksa vay haline!
Ama sonra öğretmenlerin görevinin de öğrenmeyi sağlamak olduğunu düşünerek bu bahaneyi yersiz buldum. Aldıkları maaş ve üstlendikleri görevin bir gereği olarak bu işleri yapmaları gerekiyor. Benim başarısızlığımın da deneyim eksikliğinden kaynaklandığını anladım. Bugüne kadar aldığım derslerde, görev aldığım projelerde, ödevlerde yeteri kadar çaba göstermediğim için bu becerilerim nihayetinde eksik kaldı. Fakat güzel bir şey daha var bu eksiklikler giderilebilir.
Ve inanıyorum ki bu ilk denememden sonra zihnimdeki eğitim yolları biraz daha genişledi.