Gönderen: Tekin | 31 Ara 2008

Sevgi Neredeyse Tanrı Oradadır

sevginerdeysetanriordadir1“Sevgi Neredeyse Tanrı Oradadır” Tolstoy’un “İnsan Ne ile Yaşar” ve “Efendi ile Uşak” hikâyelerinden sonra dini muhtevalı üçüncü öykü kitabı. İnsanın cevherinde saklı iyilik, doğruluk, fedakârlık, cömertlik gibi duygularını yine iyilik, doğruluk, fedakârlık ve cömertliğin, ikliminde ortaya çıkacağı tezini savunuyor Tolstoy. İnsanlara karşı davranışlarımızın Tanrı’dan görmek istediğimiz muameleyle aynı olması gerektiğini… Ve sevginin insan ruhunu arındıran en etkili iksir olduğunu…
“Sevgi Neredeyse Tanrı Oradadır” her yaştan insana söyleyecek sözü olan, edebi, hikemi, başarılı bir Tolstoy klasiği.

—————-

Kitabın içerisinde bazıları birkaç bölümden oluşan yedi adet hikaye var. Bunlar;

1.Sevgi Neredeyse Tanrı Oradadır
2.Polikuşka
3.Üç ölüm
4.Asuri Hükümdarı Asarhadon
5.İlyas
6.Küçükler Büyüklerden Akıllı Çıktı
7.Tavuk Yumurtası Büyüklüğündeki Tohum

Tolstoy bu eserinde de ustalığını konuşturmuş, usta bir yazar olduğunu cümlelerine serpiştirmiş. Farklı coğrafyaları anlatış biçimi, insan ilişkilerini farklı açılardan ele alması ve dini öğretileri olayların örgüsü içerisine katması onun ustalığının göstergesidir.

Kitaptaki bütün öyküler çok değerli, fakat ben son dördünü okurken çok farklı duygular hissettim. Belki de kendimi sadece kitaba verdiğimdendir. Ortamdaki diğer etmenleri dikkate almadan okuduğumdan, kitaptan öğüt almak için okuduğumdan olabilir.

“Asuri Hükümdarı Asarhadon”, bu hikayede Tolstoy varlık felsefesini işlemiş. Kendisini kral olarak bilen Asarhadon komşu ülkeye savaş ilan eder. Bir gece gizemli bir olay yaşar ve farklı bir kimlikle uyanır. Komşu ülkenin kralı olarak kendisini bulur. Komşu ülkenin kralı olarak birtakım olaylar yaşar ve komşu ülkeye yaptıklarını görür. Daha sonra ise kendisini bir hayvan olarak görür. Yanında yavrusu vardır. Dişi bir hayvan olarak görür kendisini. Ne olduğunu anlamaz fakat bunların hiçbirisine şaşırmaz. Rüya gördüğünü düşünür ve bu rüyadan uyanmak ister. Haykırmaya başlar ve başını kurnadan çıkarır.

“İlyas”, çok zengin bir çobanın gerçek zenginliği buluşunu anlatır. İlyas çok zengindir. Sürüsünde binlerce hayvan bulunmaktadır. İki oğlu bir kızı bulunmaktadır. Çocukları İlyas’ın zenginliği sayesinde rahat bir hayat sürmektedir. İlyas zamanla servetini kaybeder. Hayvanlarının bazıları çalınır, telef olur. Ve eşi ve üzerindeki elbiselerinden başka hiçbir şeyi kalmamıştır. Bir çiftliğe girer. Eşiyle beraber aynı işleri yapmaktadırlar. Fakat gerçek mutluluğu bulmuşlardır. Birbirleriyle ilgilenmek için bahaneleri azalmıştır ve daha çok zamanları vardır. Artık telaşla peşlerinden koşacakları, ilgilenecekleri sürüleri yoktur. Çalınmasından korktukları hayvan sürüleri yoktur. Korktukları tek şey, efendilerine hakkıyla hizmet etmektir.

Tavuk Yumurtası Büyüklüğündeki Tohum” öyküsünden bir cümle;

“Böyle oluyor, çünkü insanlar kendi çalıştıklarıyla yaşamayı bıraktılar ve başkalarının emeğine muhtaç duruma geldiler. Eskiden insanlar Tanrı’nın kanunlarına göre yaşıyorlardı. Kendilerinin olanla yetiniyor, başkalarının ürettiklerine göz dikmiyorlardı.”

3 Kasım 2007
Cumartesi

About these ads

Responses

  1. öfff hani ya nerede öff performans ödevi yarona gidecek(çok sinirliyim)


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: